19 Haziran 2019 Çarşamba

HAYAT


HAYAT

Kendimiz istemedik onu. Oluverdik birden, tek bir hücreden.
Sonra alışmaya çalıştık çevremize; kendi başımıza var oluncaya kadar, kendi başımıza ayakta durabilinceye kadar.

Bizden öncekiler nasıl biliyorsa öyle yapmaya çalıştılar bizi.

Nasıl başladı bu yolculuk kimse bilmiyor gerçekte.
Tanrı mı yarattı, uzaylılar DNA parçacıkları mı bıraktı, evrimin eseri miyiz? Her ne ise cevap,  geçmişe giden bir bağımız yok ki bulalım. Galiba olmayacak da. İlk yaratılan/oluşan tek hücre canlıya dönüp "Neden varsın, nasıl oldun" diye soramayacağız da. Sorsak cevap alamayacağız da.

Hayat işte. Girdik bir yola, bırakın geri dönmeyi duraksamaksızın ilerliyoruz.
Bu ilerleyişte çoğu kendisini geçmişten gelen yaşam biçimine bırakıp gitti. Onun hırslarıyla seviyoruz, sevmiyoruz, vuruyoruz, kırıyoruz, bir düşenin elinden tutuyoruz, üstümüze bombalar yağıyor veya başka hayatların üstüne biz keder yağdırıyoruz.

Hayat işte: Basit; "Uyum sağlayan ayakta kalır".  Kızmayın, Darwin'in değil doğanın kuralı aslında.
Bitkiler bile acımasızca yarışmıyorlar mı yer tutabilmek için toprakta. Hiyerarşi almış başını yürümüş, birbirini yiyen yiyene.

Çoğu gibi ben de soruyorum kendime. Kozmosta nerede duruyorum, amacım ne? Biliyorum 50-100 yıllık kısa ömrümüzde bu sorulara doğru yanıt bulabilen kimse yok. Aslında bulmaya çalışan pek de kimse yok.

İnsanoğlu "Uyum sağlayan ayakta kalır" mantığıyla birbirini katletmekle meşgul. Buna dur diyebilen de yok.

Böyle boş laflarla geçmez ki ömür. Biz de bu uyum safsatasının bir kenarından tutalım. Belki yazacağımız iki satır, aklın üstünlüğüne yardım eder de, birbirimizi katletmek yerine, birbirimizi çoğaltan bir düşünceye yardımcı oluruz diye.

O yüzden bakış açısını değiştirip, göremediğimi görmeye çalışacağım; gördüklerimi de yansıtmaya.

Kimse okur mu bilmiyorum? Okursa ve beğenirse ne olur, beğenmezse ne olur bilmiyorum.

Yalnızca yazmak istiyorum, uzanıp gözlerini kapatmak gibi, ya da denizde kolllarını açmış yatıyor gibi.

Konu da sınırsız nasıl olsa. Dünya benim dünya; ne onu yaz diyen bir politikacı, ne de bunu yazamazsın diyen patron var başımda.

19.06.2019

Kenan Turhan



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder