29 Aralık 2019 Pazar

BEN BAŞBAKAN OLSAYDIM: En güzel sahiller hepimizin olurdu

Günaydın hür Türkiye'nin hür insanları 😊

Ben Başbakan olsaydım:

Bütün kıyılar ve sahiller halka açık ve bedava olurdu.

Otellerin işgal ettiği sahiller herkese açık olurdu. Elbette ki turizm önemli gelir kaynaklarımızdan biri ve otellerimizi mağdur edecek bir düzenleme yapılmamalı ancak hiç bir deniz, hiç bir kum tanesi; hiç bir Türkiye Vatandaş’ına yasaklanamaz. Girişler engellenemez.

Ben Başbakan olsaydım, kimi devlet ve askeri kurumların da sahilleri parsellemesine izin vermezdim.

Ben Başbakan olsaydım kimi vatandaşlarımızın denizin içine kadar girip işgal ettikleri alanları (genelde hukuksuz yazlık yapılmış, hukuksuz af çıkarılmış) kamulaştırır ve güzelleştirirdim.

Ben Başbakan olsaydım, sahil boyu yapılan yolların alternatiflerini yapardım. O yolların hepsini sahillerden söker atardım. Deniz ve orman birbirine kavuşurdu.

Ben Başbakan olsaydım 😊

Kenan Turhan

30 Aralık 2019


8 Aralık 2019 Pazar

KEHANET: İmamoğlu'nun ve Kılıçdaroğlu'nun geleceği


İmamoğlu belki farkında değil ama CIA, İmamoğlu'na kendisine çizilen yolun sadece yakın gelecek kısmını anlattı. Aynen Saddam'a yaptıkları gibi, uzun gelecekte CIA kullandığı hiç bir adamı "mutlu son" a eriştirmez (Bu arkadaşlar o kadar hırsla doludur ki kendisinin CIA tarafından yönlendirildiklerini anlayamazlar).

İmamoğlu için çizilen yol şu:
* CHP başkanı olmak
* TC Cumhurbaşkanı olmak
* Son bir kaç aydır gezindiği Avrupa ekonomi örgütleri, sivil toplum örgütlerinden (CIA in ayarladığı) 100 Milyar dolar "borç" almak ve halka aynen AKP nin yaptığı gibi "sahte" bir ferah dönemi yaşatmak
* Son 2-3 yılda AKP iktidarının "mecburiyetten" yapılandırdığı bütün yerli/milli savunma sanayii projeleri sonlandırmak veya sulandırmak (Örneğin yeni nesil Türk uçağı projesini iptal etmeyecek de eskiden olduğu gibi bir montaj projesine çevirecek, bütün alt sistemleri ABD’den ve ortaklarından alacak ve onlara muhtaç kalınmaya devam edilecek)
* Milli sivil ARGE projelerini sonlandırmak
* Suriye'den çekilmek
* Kürt açılımını yeniden başlatmak ve Büyük Ortadoğu Projesinin yeni eşbaşkanı olmak (Belki şimdiden olmuştur bile)
* Kandırıldığını anlamak
* Kandırılınca Rusya ve Çin'e yaklaşmak ve CIA'ya "Artık bu arkadaşla işimiz bitti" kararını aldırmak
* Yerini başka bir CIA projesine bırakmak (Çünkü bir sonraki arkadaştan daha radikal şeyler beklenecek, örneğin TC'yi sonlandırıp Atatürk’ü silmek; örneğin yerine yarı şeri bir Federatif Devlet kurmak vb.)


Kılıçdaroğlu'na çizilen yol (Şu andan itibaren):
* İmamoğlu için çizilen yola destek olmak ve sessizce kaybolmak.


Peki, kehanet nerede?

Bunları başarabilirler mi bilmiyorum. Çünkü 12 Eylül 1980 darbesi sırasında pek az kişi Türkiye için çizilen bu karanlık yolu görebilmişti. Şimdi artık gerçek aydınların, gerçek ulusalcıların, gerçek milliyetçilerin, gerçek ülkücülerin, gerçek solcuların büyük bir kısmı bu gerçeği görüyor ve vatanın korunması için bir birleşme ve örgütlenme olduğu apaçık. 15 Temmuz darbesinin nasıl engellenebildiği konusunu düşününüz.

Yani İmamoğlu'nu zor günler bekliyor. Ama kesin kehanet şu:

İmamoğlu CHP de barınamaz (Belki Cumhurbaşkanı olur, belki 10 yıl başımızda kalır onu bilemem). Çünkü o gerçek bir Atatürkçü değil, gerçek bir vatansever değil. CHP şimdilik CIA tarafından yönlendiriliyor olabilir ama elbet çok yakında taban bu gerçeği görecek ve CHP kültürüne uymayan herkesi temizleyecektir.

Yani İmamoğlu eninde sonunda özüne dönecek ve yarı muhafazakâr bir partiye geçiş yapacaktır.

Tabi o zamana kadar CIA onu bir paçavra gibi fırlatıp atmazsa.


Kenan Turhan