28 Kasım 2019 Perşembe

KÜLTÜR: Beyaz giymek ne zamandan beri kroluk sayıldı


Beyaz giymek ne zamandan beri kroluk sayıldı? 
Her şey sömürü ve emperyalizm ile ilgili aslında. Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Nedeni aşağıda, hak verirsiniz ya da vermezsiniz ama okumanızı isterim.

Bizim kültürümüzde de pek çok kültürde olduğu gibi, çeşitli durum ve olaylar için renklerin anlamları vardır.
Örneğin yeşil; üretkenliğin, bereketin simgesidir. Kırmızı; heyecanın, bekâretin simgesidir. Beyaz saflığın, temizliğin simgesidir.

Geleneksel Türk gelinlikleri rengârenktir. Ama artık beyaz gelinlik giyiyor kızlarımız. Beyaz'ın saflığını tercih ediyorlar.
Arada bir iki aykırı gelinlik giyen olsa da, hiç kimse bunu kroca bulmuyor?

Ben çocukken bütün iç çamaşırları beyazdı. Gömlekler beyazdı. Gömlek yakaları ve atletlerin sararması bir eş ve anne için utanç kaynağıydı.
Çünkü beyaz sadece saflık ve temizliğin değil, var oluşun da simgesiydi. Bunu ancak içinde yaşayan anlar. Şimdiki borçla sürülen müsrif yaşamlar anlayamazlar.

Anadolu'da misafir gelince, ev ahalisinin bile yiyemediği en güzel yemekler misafire çıkartılırdı. Hiç yatılmayan en beyaz çarşaf ve nevresimler verilirdi. Ne saçma değil mi? Ama öyleydi. Öyleydi çünkü fakirlik dört bir yanı sarmış ve bu onurlu insanlar fakir olduklarını bilmelerine rağmen fakirliklerine böyle direniyorlardı. Görmezden geliyorlardı. Fakirlikle böyle mücadele ediyorlardı.

Her şeye rağmen gömlekler bembeyazdı; atletler, donlar bembeyazdı. İç çamaşırları her hafta, biraz da ozon katılarak kaynatılırdı. Ne gerek var değil mi bunca eziyete, al işte gri çamaşırları giyin. Renk,  leke hiçbir şey göstermez.

Anlayın be dostlar, bu bir başkaldırıydı hayatın adaletsiz taraflarına. Bu “biz de varız” demekti. Üstelik saf, tertemiz, onurlu ve gururlu bir şekilde.

Şimdi bakıyorum bazılar beyaz giyenlere kro diyor.

Neden biliyor musunuz? İki nedenle:

1. Bu insanlar, kendi bilinçleri olmayan, başkalarının dediklerini tekrarlayan insanlar da ondan. Yani en ilkel dürtümüz olan sürü mantığıyla hareket ediyorlar. Yani CAHİL’ler. Bu insanlar “Neden” diye soramayan insanlar. Bir ünlü sözde sanatçı beyaza burun kıvırınca onlar da kıvırıyor. Anlamını bilmeden, öylece, tabi olarak.

2. Bu grubun nedeni ise daha kötü; Kendilerini herkesten üstün gören bu nedenle toplumdan ayrışmak için marjinal yönlere kayanlar. Biz bunlara halk arasında “SONRADAN GÖRME” diyoruz. Yani zengin olup insan olamayanlar, züppeler.

Bu iki grup sömürü için çok uygun iki gruptur maalesef. Emperyalistlerin bir ulusta en sevdiği insanlar bunlardır. Çünkü bir yeri sömürmek için sadece askeri yöntemler yetmiyor artık. Orada kalıcı olabilmek için kültürel dezenformasyona ihtiyaç var.
İşte bu noktada kültürlere bilinçli olarak saldıracak CIA toplum bilimcileri devreye giriyor.
Başlıyorlar subliminal mesajları çakmaya. Kendi ülkelerinde yasak olan şeyleri iyi imiş, güzelmiş gibi bile gösteriyorlar çizgi filmlerinde.
Güzel olan şeyler aşağılanıp, insanlara nefret, şiddet yüklü sahneler izlettiriyorlar. Bunu yaparken de yine o toplumun içindeki güzel ve yakışıklı (ama yukarıdaki gruplardan) olan, idol sayılabilecek insanları kullanıyorlar.

Bir bakıyoruz beyaz çorap kroluk sayılmış. Bir bakıyoruz beyaz iç çamaşırı kroluk sayılmış. Ama beyaz gelinlik, o başka. Başka falan değil, beyaz gelinlik zaten onların kültürü, onu kroca bulurlar mı hiç?

Çocukken 1980 li yıllarda başladı bu beyaza karşı düşmanlık. Hem de ilk ne zaman biliyor musunuz,  Türkeş'çilerin beyazı simgeleştirdiği dönemde. Tam da 12 Eylül sonrası, PKK'nın kurulup palazlandırıldığı, milliyetçilik duygularının pasifize edilip muhafazakâr duyguların yüreklendirildiği (FETO'cuların ülkede kamu kurumlarına yerleşmeye başladığı) dönemde.

Ben Türkeş'i ve sahip olduğu milliyetçilik görüşünü hiç bir zaman tasvip etmedim. Hatta ötesinde oldukça kötü duygular besliyorum. Ancak bu şimdi yazacaklarımın gerçekliğini değiştirmez. ABD'nin, 12 Eylül sonrası Türkiye'de gerek solcuların gerekse milliyetçilerin ezilmesi yönünde emri vardı ve Kenan Evren bu emri gayet iyi uyguladı. Ama tek başına fiziksel şiddet yetmezdi. Kültürel dezenformasyon da yanına hemen eklendi. Şeyh'ler, şıyh lar yaratıldı, benim Anadolumun güzel islam geleneği yıkılıp yerine Emevi'nin sahte-şiddet dolu İslam'ı getirtilmeye çalışıldı. Bu arada milliyetçilerin simgelerinden biri olan aynı zamanda halkımızın simgelerinden biri olan "beyaz" renge saldırı da tam bu arada başlatıldı.

O zamanlarda Türkeşçi'ler çok agresif ve saldırgandı. Beyaz çorabı da simgeleştirmişlerdi (hep beyaz çorap giyerlerdi). CIA toplumbilimcileri de beyazı kroların giydiği renk olarak lan etti. Toplum da bu mantıklı ilişkiyi (Türkeş'çiler kro gibi davranıyordu) tutarlı buldu ve bu kanı toplumda yerleşti.

Ama neden sorusunun hala bir cevabı yok. 
Kırmızı giyince kro olmuyorsunuz, sarı giyince olmuyorsunuz, bilumum cart renk giyince kro olmuyorsunuz beyaz çorap ve çamaşır giyerseniz kro oluyorsunuz.

Bunlar saçma ufak detaylar gibi görünebilir gözünüze. Fakat adamlar toplumları bizim saçma, ufak dediğimiz detaylarla yönetiyorlar.

CIA toplumbilimcileri Atatürk'ten bu halk nefret etsinler diye neler yapmadı. Örneğin en sıkı Atatürk'çülerden bilinen Aziz Nesin'in kendi ağzından "Halkın %90 ı aptaldır" dedirtebilmişlerdir. 
Atatrük'çü görünen sözde aydınlar (ki ben bu nedenle Aziz Nesin'i hiç sevmem, o çünkü Atatürk'e bu sözüyle ihanet etmiştir) halkı sürekli küçümsemişlerdir. CHP’nin aldığı oylardan durum bellidir (Türkiye haritası üzerinde oy dağılımına bakınız). 

CHP artık Atatürk'ün değil sermayenin partisidir. Sermaye de her zaman kapitalizme hizmet eder.

CHP de bir Amerikan partisi olmuştur.

Bence CHP yönetimi beyaz çorap ve çamaşır giyen partilileri partiden atmalıdır. 
Hatta bir de yalan uydursalar daha da güzel olur: "Beyaz çoraplı bir CHP li Sayın Erdoğan'a gitti, CHP de herkes beyaz çorap ve çamaşır giysin istiyorum, siz de destek verin dedi. Erdoğan da arkanızdayın, sizi destekliyorum dedi.". Bunu da Uğur Dündar'ı kandırıp söyletirlerse, yok yok Uğur Dündar yemez, eski TAN gazetesi yazarlarından birine yaptırırlarsa olay patlar gider.
  
Kenan Turhan 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder